Cebine Koymak İstemeyeceğin Bir Şeyi Doğaya Atma


 

Cebine Koymak İstemeyeceğin Bir Şeyi Doğaya Atma

Bir kâğıt parçasını cebine koymak istemiyorsan…

Bir plastik şişeyi çantanda taşımaktan rahatsız oluyorsan…

Bir sigara izmaritini avucunda tutmak istemiyorsan…

Neden onları toprağa bırakabiliyorsun?

Bu soru, çevreyi korumaktan önce insanın kendi vicdanına yöneltilmiş bir sorudur.

Çünkü doğa, bizim dışımızdaki bir yer değildir.

Bizim yaşamımızın devamıdır.

Toprak, sadece üzerinde yürüdüğümüz bir zemin değildir; soluduğumuz havanın, içtiğimiz suyun ve yediğimiz ekmeğin sessiz başlangıcıdır.

Bir ağaca zarar verdiğimizde sadece bir ağacı eksiltmeyiz.

Kendi nefesimizin geleceğini de eksiltiriz.

Bir dereye çöp attığımızda yalnızca suyu kirletmeyiz.

Kendi yaşam döngümüzü de kirletiriz.

Modern insanın en büyük yanılgılarından biri, kendisini doğadan ayrı görmesidir.

Oysa insan doğanın sahibi değil, onun bir parçasıdır.

Bedenimiz toprağın minerallerinden oluşur.

Nefesimiz ağaçların armağanıdır.

Kanımızın büyük kısmı sudur.

Doğaya verdiğimiz her zarar, er ya da geç bize geri döner.

Psikolojide "empati" yalnızca insanlara karşı hissedilen bir duygu değildir.

Empati, yaşamın bütününe karşı geliştirilen bir farkındalıktır.

Bir kuşun yuvasını, bir ağacın gölgesini, bir denizin sessizliğini önemseyebilmek de empati kurabilmektir.

Belki de çevre bilinci, yasa korkusuyla değil; aidiyet duygusuyla başlar.

Çünkü insan ait olduğu yere zarar vermez.

Evine çöp atmaz.

O hâlde neden ortak evimiz olan dünyaya atıyoruz?

Belki de çevreyi korumanın en güçlü sloganı uzun cümleler değildir.

Sadece şu sorudur:

"Cebine koymak istemediğin bir şeyi, neden doğaya bırakıyorsun?"

Çünkü doğa, çöplerimizi unutan bir boşluk değil;

çocuklarımızın yarın yaşayacağı dünyadır.

Ve insanın karakteri, ardında bıraktığı izlerden okunur.

Toprağa bıraktığımız iz de bunun en sessiz ama en güçlü tanığıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hayattaki Tıkanıklıklar Bir Son Değil, Yeni Bir Başlangıcın Habercisidir

Liminal Dönem: İnsan Hayatının En Sessiz Ama En Güçlü Eşiği