Aile Ortak Bir Nörondur: Çocuk, Anne ve Babanın Yaşayan Yansımasıdır
Aile Ortak Bir Nörondur: Çocuk, Anne ve Babanın Yaşayan Yansımasıdır
Bir çocuğu anlamak istiyorsanız yalnızca çocuğa bakmanız yeterli değildir.
Çünkü çocuk, boş bir sayfa olarak büyümez.
Onun davranışları, duyguları, korkuları, güçlü yönleri ve ilişki kurma biçimi; içinde büyüdüğü aile sisteminin izlerini taşır.
Bu nedenle psikoloji yalnızca bireyi değil, bireyin ait olduğu sistemi de inceler.
Çünkü aile bir grup insan değil, birbirine bağlı yaşayan bir organizmadır.
Adeta ortak çalışan bir nöron ağı gibidir.
Çocuk Sadece Genleri Değil, Duyguları da Miras Alır
Anne ve baba çocuğa yalnızca fiziksel özelliklerini aktarmaz.
Aynı zamanda dünyayı algılama biçimlerini de aktarırlar.
Eğer evde sürekli kaygı varsa, çocuk dünyanın tehlikeli bir yer olduğu mesajını alabilir.
Eğer evde sevgi koşullu veriliyorsa, çocuk değerli olmak için sürekli bir şeyler başarması gerektiğine inanabilir.
Eğer evde duygular konuşulmuyorsa, çocuk kendi duygularını bastırmayı öğrenebilir.
Bu aktarımlar çoğu zaman bilinçli değildir.
Ancak son derece güçlüdür.
Aile Bir Sistemdir
Bir ailede yaşanan hiçbir olay yalnızca bir kişiyi etkilemez.
Anne üzgün olduğunda çocuk bunu hisseder.
Baba stresli olduğunda evin atmosferi değişir.
Ebeveynler arasındaki ilişki, çocuğun güven duygusunu doğrudan etkiler.
Çünkü insan beyni özellikle çocukluk döneminde çevresindeki duygusal iklimi sürekli tarar.
Çocuklar söylenenlerden çok hissedilenleri öğrenirler.
Bu nedenle aile içinde yaşanan her duygu, görünmez bir iletişim ağıyla tüm sisteme yayılır.
Çocuk Ailenin Aynasıdır
Bazı ebeveynler çocuklarının davranışlarından şikâyet ederler.
Ancak çoğu zaman çocuk yalnızca sistemin görünür hale gelmiş kısmıdır.
Çocuğun öfkesi bazen evde ifade edilmeyen öfkenin yansımasıdır.
Çocuğun kaygısı bazen ebeveynlerin taşıdığı kaygının dışa vurumudur.
Çocuğun özgüven eksikliği bazen yıllardır aile içinde dolaşan eleştirel dilin sonucudur.
Bu nedenle çocukta görülen birçok davranış aslında yalnızca çocuğa ait değildir.
Tüm sistemin taşıdığı yükün bir göstergesi olabilir.
Sinir Sistemleri Birbirine Bağlıdır
Modern nörobilim, insanların birbirlerinin sinir sistemlerini etkilediğini göstermektedir.
Sakin bir ebeveyn, çocuğun sinir sistemini düzenleyebilir.
Kaygılı bir ebeveyn ise farkında olmadan çocuğun alarm sistemini sürekli aktif tutabilir.
Bu nedenle çocuklar yalnızca anne ve babalarını dinlemezler.
Onların sinir sistemlerini de hissederler.
Bir anlamda çocuk, ebeveynlerinin iç dünyasının sessiz bir okuyucusudur.
Değişim Çocuktan Önce Sistemde Başlar
Birçok aile çocuğun değişmesini ister.
Oysa kalıcı değişim çoğu zaman aile sisteminde başlar.
Anne kendisiyle kurduğu ilişkiyi değiştirdiğinde...
Baba duygularını daha sağlıklı ifade etmeye başladığında...
Evdeki iletişim dili dönüştüğünde...
Çocuk da bu değişimden etkilenir.
Çünkü aynı ağın içinde bulunan her birey diğerini etkiler.
Sonuç
Aile yalnızca aynı evde yaşayan insanların oluşturduğu bir yapı değildir.
Aile, duyguların, düşüncelerin ve davranışların birbirine aktarıldığı canlı bir sistemdir.
Bu nedenle bazen bir çocuğu anlamak için yalnızca ona değil, onu büyüten sisteme bakmak gerekir.
Çünkü çocuk tek başına bir hikâye değildir.
O, anne ve babanın duygularının, deneyimlerinin ve ilişkilerinin yaşayan devamıdır.
Belki de bu yüzden aileyi en iyi anlatan cümle şudur:
"Aile, birbirinden ayrı bireylerden oluşan bir topluluk değil; aynı duygusal ağın içinde çalışan ortak bir nörondur."

Yorumlar
Yorum Gönder