İnsan En Çok Kendine Yenilir


 

İnsan En Çok Kendine Yenilir

Hayatımız boyunca birçok rakiple karşılaşırız.

Bazen bir sınav...
Bazen ekonomik zorluklar...
Bazen başarısızlık...
Bazen de bizi derinden yaralayan insanlar...

Çoğu zaman bu dış etkenlerin hayatımızı belirlediğini düşünürüz. Oysa yıllar içinde gördüğüm en önemli gerçek şuydu:

İnsan, en çok kendine yenilir.

Bu cümle ilk bakışta sert gelebilir. Çünkü hepimiz yaşadığımız olumsuzlukların dışarıdan kaynaklandığını düşünmeye eğilimliyiz. Elbette hayat adil değildir. Hepimiz kayıplar yaşarız, hata yaparız, hayal kırıklıklarıyla karşılaşırız. Bunları inkâr etmek gerçekçi olmaz.

Ancak aynı olay karşısında insanların verdiği tepkiler birbirinden çok farklı olabilir.

Bir kişi yaşadığı başarısızlığı hayatının sonu olarak görür.

Bir başkası ise aynı olayı yeni bir başlangıcın ilk adımı olarak değerlendirir.

Olay aynıdır.

Değişen şey, insanın zihnidir.

Psikolojide düşüncelerimizin duygularımızı ve davranışlarımızı etkilediğini biliyoruz. Bir başarısızlığı "Ben yetersizim." diye yorumladığımızda özgüvenimiz azalabilir. Aynı olayı "Henüz istediğim sonucu alamadım." diye değerlendirdiğimizde ise yeniden deneme gücü bulabiliriz.

Hayatın içinde şunu sıkça görüyoruz:

Bazı insanlar çok büyük imkânlara sahip olmasına rağmen ilerleyemez.

Bazıları ise sınırlı imkânlarla beklenmedik başarılar elde eder.

Aradaki fark çoğu zaman yalnızca yetenek değildir.

Bakış açısıdır.

Elbette sadece olumlu düşünmek her sorunu çözmez. Zor dönemlerde profesyonel destek almak, çevremizden yardım istemek ve gerçekçi hedefler belirlemek de önemlidir. Fakat değişimin ilk adımı, kendi iç sesimizi fark etmekten geçer.

Kendinize bugün şu soruyu sorun:

"Ben gerçekten hayatın kurbanı mıyım, yoksa bazen kendi düşüncelerimin sınırları içinde mi yaşıyorum?"

Bu soruya vereceğiniz dürüst cevap, belki de yeni bir başlangıcın ilk adımı olacaktır.

Çünkü insanın gerçek mücadelesi, çoğu zaman dış dünyayla değil; kendi zihniyle verdiği mücadeledir.

Ve unutmayın...

Hayatta en büyük zafer, başkalarını yenmek değildir.

Dün olduğunuz kişiden daha bilinçli, daha güçlü ve daha olgun biri olabilmektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cebine Koymak İstemeyeceğin Bir Şeyi Doğaya Atma

Hayattaki Tıkanıklıklar Bir Son Değil, Yeni Bir Başlangıcın Habercisidir

Liminal Dönem: İnsan Hayatının En Sessiz Ama En Güçlü Eşiği