İnsanlar Beni Neden Anlamıyor?


 

İnsanlar Beni Neden Anlamıyor?

Hayatınızın bir döneminde mutlaka şu cümleyi kurmuş olabilirsiniz:

"Beni kimse anlamıyor."

Belki duygularınızı anlattınız ama karşılık bulamadınız.

Belki kendinizi ifade etmeye çalıştınız ama yanlış anlaşıldınız.

Belki de kalabalıkların içinde bile yalnız hissettiniz.

Peki gerçekten insanlar bizi anlamıyor mu?

Yoksa anlaşılmak, düşündüğümüzden daha derin bir ihtiyaç mı?

Anlaşılmak Bir İhtiyaçtır

İnsan yalnızca yemek, su ve barınma ihtiyacı olan bir canlı değildir.

İnsan aynı zamanda görülmek ister.

Duyulmak ister.

Anlaşılmak ister.

Çünkü anlaşılmak, insanın varlığının onaylanmasıdır.

Birisi bizi gerçekten anladığında sinir sistemimiz rahatlar.

Savunmalar azalır.

Gerginlik düşer.

Ve kendimizi daha güvende hissederiz.

Herkes Kendi Hikâyesinden Dinler

İletişimde önemli bir gerçek vardır:

İnsanlar sizi olduğu gibi değil, kendi deneyimleri üzerinden duyarlar.

Aynı cümle farklı insanlarda farklı anlamlar oluşturabilir.

Çünkü herkes kendi geçmişi, yaraları, korkuları ve inançlarıyla dinler.

Bu nedenle bazen anlatmakta başarısız olmayız.

Sadece karşımızdaki kişinin duyabileceği sınırlarla karşılaşırız.

Bizi Anlamayan İnsanlar mı, Yoksa Bizi Duymayan İnsanlar mı?

Bazen sorun anlaşılmamak değildir.

Sorun dinlenmemektir.

Birçok insan cevap vermek için dinler.

Anlamak için değil.

Bu nedenle konuşmalar derinleşemez.

İnsanlar birbirlerinin cümlelerini duyarlar ama duygularını kaçırırlar.

Oysa gerçek anlaşılma, kelimelerin ötesinde gerçekleşir.

Çocuklukta Anlaşılmayan Duygular

Bir çocuk duyguları görüldüğünde şunu öğrenir:

"Duygularım önemlidir."

Ancak sürekli susturulan, küçümsenen veya görmezden gelinen bir çocuk farklı bir mesaj alabilir:

"Kimse beni anlamıyor."

Bu deneyim yetişkinlikte de devam edebilir.

Kişi aslında bugünkü insanlara değil, geçmişte duyulmayan tarafına tepki veriyor olabilir.

Bazen Önce Kendimizi Anlamamız Gerekir

İlginç bir şekilde birçok insan kendisini anlatmaya çalışırken ne hissettiğini tam olarak bilmez.

Üzgün müdür?

Kırgın mıdır?

Hayal kırıklığı mı yaşamıştır?

Öfkeli midir?

Belirsiz duyguların anlaşılması da zorlaşır.

Bu nedenle anlaşılmanın ilk adımı çoğu zaman kendimizi anlamaktır.

Anlaşılmak Neden Bu Kadar İyileştiricidir?

Bir insanın hayatını değiştiren şey bazen bir tavsiye değildir.

Bir çözüm değildir.

Bir teknik değildir.

Sadece biri tarafından gerçekten duyulmasıdır.

Çünkü anlaşılmak, sinir sistemine şu mesajı verir:

"Yalnız değilim."

Ve insan psikolojisi için bundan daha düzenleyici çok az deneyim vardır.

Sonuç

İnsanlar sizi her zaman anlayamayabilir.

Çünkü herkes kendi penceresinden bakar.

Ancak anlaşılma ihtiyacı insan olmanın en temel parçalarından biridir.

Belki de önemli olan herkes tarafından anlaşılmak değil;

sizi gerçekten duyan birkaç insanla bağ kurabilmektir.

Ve bazen en büyük dönüşüm, bir başkasının sizi anlamasından önce kendinizi anlamanızla başlar.

Çünkü kendini anlayan insan, dünyaya daha net bir şekilde görünür.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cebine Koymak İstemeyeceğin Bir Şeyi Doğaya Atma

Hayattaki Tıkanıklıklar Bir Son Değil, Yeni Bir Başlangıcın Habercisidir

Liminal Dönem: İnsan Hayatının En Sessiz Ama En Güçlü Eşiği