Neden Sürekli Aynı Tip İnsanları Hayatıma Çekiyorum?
Neden Sürekli Aynı Tip İnsanları Hayatıma Çekiyorum?
Bir ilişkiniz biter.
Aradan zaman geçer.
Yeni bir insan hayatınıza girer.
Başlangıçta her şey farklı görünür.
Ancak bir süre sonra kendinizi tanıdık duyguların içinde bulursunuz.
Yine anlaşılmadığınızı hissedersiniz.
Yine fazla fedakârlık yapan taraf olursunuz.
Yine terk edilme korkusu yaşarsınız.
Yine aynı hayal kırıklıkları ortaya çıkar.
Ve sonunda şu soru akla gelir:
"Neden sürekli aynı tip insanları hayatıma çekiyorum?"
Sorun İnsanlar Değil, Tanıdıklık Hissi Olabilir
Çoğu insan çekildiği kişilerin tamamen tesadüf olduğunu düşünür.
Oysa psikoloji bize farklı bir şey söyler.
İnsanlar her zaman kendileri için en sağlıklı olanı seçmez.
Çoğu zaman kendilerine en tanıdık geleni seçerler.
Beyin için tanıdık olan şey her zaman güvenli değildir.
Ama öngörülebilirdir.
Ve sinir sistemi öngörülebilir olanı tercih eder.
Çocuklukta Öğrendiğimiz Sevgi Haritası
Bir çocuk sevgiyi nasıl deneyimliyorsa, zihninde bir ilişki haritası oluşur.
Sevgi ilgiyle birlikte geldiyse bunu öğrenir.
Sevgi eleştiriyle birlikte geldiyse bunu öğrenir.
Sevgi uzaklıkla birlikte geldiyse bunu öğrenir.
Yıllar sonra yetişkin olduğunda bu harita bilinçsizce çalışmaya devam eder.
Bu nedenle kişi bazen kendisine iyi gelen insanlara değil, kendisine tanıdık gelen insanlara çekilebilir.
Bağlanma Stilleri İlişkileri Etkiler
Çocuklukta kurulan bağlanma biçimi, yetişkinlik ilişkilerinde önemli bir rol oynar.
Sürekli terk edilmekten korkan biri, duygusal olarak ulaşılması zor insanlara çekilebilir.
Yakınlıktan korkan biri, gerçekten yakınlaşmak isteyen insanlardan uzaklaşabilir.
Onay arayan biri, sevgisini vermekte zorlanan insanlara yönelme eğiliminde olabilir.
Çünkü bilinçaltı çoğu zaman eski hikâyeyi yeniden yazmaya çalışır.
Sinir Sistemi Tanıdık Olanı Seçer
Buradaki en önemli nokta şudur:
Sinir sistemi mutluluğu değil, tanıdıklığı arar.
Çocuklukta sürekli eleştirilen biri, kendisini eleştiren insanları normal bulabilir.
Sürekli duygusal mesafe yaşayan biri, ulaşılması zor insanlara ilgi duyabilir.
Bu durum bilinçli bir seçim gibi görünmez.
Ancak sinir sistemi için bu davranışlar oldukça mantıklıdır.
Çünkü geçmişte öğrenilen ilişki dili hâlâ çalışmaktadır.
Aynı İnsanları Çekmiyor Olabilirsiniz
Aslında çoğu zaman hayatımıza aynı insanlar gelmez.
Benzer dinamikler gelir.
Farklı yüzler, farklı isimler ve farklı hikâyeler olsa da kişi aynı ilişki rolünü üstlenebilir.
Kurtarıcı olabilir.
Fedakâr olabilir.
Kovalanan olabilir.
Kovalayan olabilir.
Ve ilişki döngüsü yeniden başlayabilir.
Bu nedenle değişmesi gereken her zaman karşımızdaki insanlar değildir.
Bazen ilişkiye götürdüğümüz bilinçsiz kalıplardır.
Döngüyü Nasıl Kırabiliriz?
Bir ilişkiyi bitirmek döngüyü kırmaya yetmeyebilir.
Çünkü aynı içsel harita değişmeden yeni ilişkilere taşınabilir.
Gerçek değişim şu sorularla başlar:
Neden bu insan bana çekici geliyor?
Bu ilişkide bana tanıdık gelen duygu ne?
Çocukluğumda buna benzeyen bir deneyim yaşadım mı?
Bu sorular kişinin ilişki seçimlerini daha bilinçli hale getirmesine yardımcı olur.
Sonuç
Sürekli aynı tip insanları hayatınıza çekiyor olmanız şanssız olduğunuz anlamına gelmez.
Çoğu zaman bu durum, geçmişte öğrendiğiniz ilişki dilinin bugün de çalışmaya devam ettiğini gösterir.
İnsanlar yalnızca birbirlerini seçmezler.
Aynı zamanda kendi yaralarını, beklentilerini ve bilinçsiz kalıplarını da ilişkilere taşırlar.
Belki de asıl soru şudur:
"Neden hep aynı insanları buluyorum?"
değil,
"Neden bana tanıdık gelen ilişkiyi yeniden seçiyorum?"
Çünkü bazen ilişki döngüsü, karşımıza çıkan insanlardan değil; içimizde yaşayan eski hikâyelerden beslenir.

Yorumlar
Yorum Gönder